Hukuk Muhakemeleri Kanununda Düzenlenmeyen Konular Nelerdir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, usul hukuku hükümlerini, hukuk yargılaması enstrümanlarını içeren en önemli kanun denilebilir. Lakin usul hukukuna dair hükümlerin hepsi HMK'da düzenlenmemiştir. Nitekim gerek özel kanunlar, gerekse içtihatların getirdiği bir takım düzenlemeler de hukuk düzenimizde yer almaktadır. İşte bu konulardan en önemlilerine aşağıda yer verilmiştir.
Yargı örgütü
Yargı, genel olarak yargı teşkilatını ve yargı organları tarafından yerine getirilen tüm işleri kapsar. (Özel yasalarda düzenlenmiştir.)
Tebligat
Resmi bir işlem hakkında bilgilendirme niteliği taşıyan belgelere tebligat denir. Tebligatlar mahkeme, adliye, Cumhuriyet Savcılığı ve icra daireleri gibi kurumlar tarafından gönderilir. Birçok konu hakkında tebligat gönderilir. Tebligatın üzerinde nereden ve neden gönderildiği hakkında bilgi verilir. (Tebligat Kanunu'nda düzenlenmiştir.)
Usuli kazanılmış müktesep hak
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilir. (Hukukumuza yargısal içtihatlardan yer edinmiştir.)
Aleyhe bozma yasağı
Taraflardan yalnız birinin temyiz etmiş olduğu hüküm, temyiz eden tarafın aleyhine bozulamaz; aleyhe bozma yasağı olarak adlandırılan bu hal, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/4 (mülga 1412 s.CMUK.m.326, IV) maddesinde açıkça hükme bağlandığı halde, hukuk yargılaması yönünden, ne 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ne de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda açık bir hükümle düzenlenmiş değildir. (Hukukumuza yargısal içtihatlardan yer edinmiştir.)
Değişiklik davası
Kesin bir biçimde hükme bağlanmış bulunan bir davada, hükmün verilmesinde esas alınan şartların öngörülemeyecek ve önemli bir biçimde değişmiş olması sebebiyle hükmün kısmen ya da tamamen işlevselliğini yitirmiş olması halinde, maddi hukukun açıkça izin vermesi kaydıyla, hükmün değişen şartlara uyarlanmasını temin amacıyla açılan davalardır.
Tanıma - Tenfiz davası
Tanımada, yabancı mahkemenin verdiği kararın yerel mahkemece tanınması söz konusudur. Basit anlatımla yerel mahkeme, kararı tanır ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nce de karar aynen (karar kısmen de tanıyabilir) uygulanmasına karar verir. Tenfizde ise, tanımanın ardından karara ilişkin olarak devlet, erkini kullanarak bir davranışta bulunur. Yani tanıma ile ortaya çıkan hükmü icra eder. (MÖHUK'ta düzenlenmiştir.)
İhtiyati haciz
Borçlunun mal kaçırmasını engellemek için borçlu aleyhine icra takibine başlamadan önce alınan tedbir niteliğinde bir karardır. (İİK'da düzenlenmiştir.)
Hakemlerin çekinmesi
Tıpkı hakimler gibi hakemler de bazı durumlarda davadan çekilebilir veya çekilmesi gerekir. Bunu doğrudan HMK düzenlememekte lakin uygun düştüğü ölçüde HMK hükümleri uygulanmaktadır.
Uyarı! Bu İnternet sitesindeki bilgiler yalnızca yol gösterici nitelikte genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Bu sitedeki bilgilerin güvenilir kaynaklardan alınması hususunda azami gayret gösterilmiştir. Yine de verilen bilgilerle yetinmeyip, profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Bununla birlikte Cezakarar.blogspot.com ve yazarları herhangi bir yanlışlık veya eksiklikten veya bu bilgilerin kullanımından doğan sonuçlardan sorumlu tutulamaz. Sitede yer alan makalelerin tümü izin alınmaksızın tamamen veya kısmen kullanılamaz.
Buraya tıklayarak HMK'da düzenlenmeyen usuli konular kategorisindeki diğer tüm makaleleri okuyabilirsiniz.